Mikro Besinler ve Besin Dengesi

Vücut fonksiyonlarının sağlıklı şekilde sürebilmesi için yediğimiz besinlerden yeterli miktarda makro (protein, karbonhidrat, yağ) ve mikronütrientleri (micronutrients) almamız gerekir.

Vitamin, mineral ve eser elementlerden oluşan mikronutrientlerin çok küçük ölçülerde alınır. İhtiyaç miktarı kişinin boy, kilo, yaşam biçimi ve mevcut sağlık durumuna göre değişir.

Eklem ağrıları, kas ve kemiklerde zayıflık, el ve ayaklarda uyuşma-karıncalanma, kanama problemleri, diş eti kanaması, deri döküntüsü, kabızlık, kansızlık, yara iyileşmesinin gecikmesi, kalp çarpıntısı, nefes darlığı, yorgunluk, saç dökülmesi, göz çevresinde kızarıklık, konjonktivit, dil şişmesi, mide ağrısı, düşünme güçlüğü, ishal, tat ve koku değişiklikleri, huzursuz bacak, sık sık enfeksiyon geçirmek, ciltte yanma ve karıncalanma, kalpte çarpıntı, yüksek tansiyon, böbrek taşı, ruh hali değişiklikleri, cilt lekeleri, tırnaklarda kırılma, cinsel dürtü kaybı, hormon dengesizlikleri, bilinç bulanıklığı, dilde beyaz tabaka, sık tekrarlayan enfeksiyonlar, alerji problemleri, zayıf bağışıklık sistemi, idrar yolu enfeksiyonu, sık tekrarlayan ve geçmeyen vajinal enfeksiyonlar, ağız kokusu gibi şikayetler diyette mikro besinlerin dengesizliğini düşündürebilir.

Sodyum, potasyum, kalsiyum, fosfor, magnezyum, çinko, demir, manganez, bakır, selenyum gibi mineraller, B vitamin kompleksi, C-A-D-E-K vitaminleri ve antioksidan moleküller diyetle eksik alındığında hücresel stres gelişmesine, zamanından önce yaşlanmaya, vücutta pıhtılaşmaya eğilime, tromboz, kalp damar hastalıkları, kronik iltihabi hastalıklar (artrit, alerji), karaciğer, böbrek, ve akciğer hastalıkları, nörodejeneratif hastalıklar (Parkinson, Alzeimer) ve çeşitli organlara ait kanserlere zemin hazırlayabilir.

Detaylı muayene sonrası, Anlaşmalı olduğumuz Avrupa’nın saygın laboratuvar zincirinden raporunuzu alarak bireysel risk faktörlerini ortadan kaldırmak ve gerekli vitamin-mineral-antioksidan tedaviler ile vücudu destekleme sürecine başlarız.